NAM-I CİĞER !!!

NAM-I CİĞER !!!

Paylaşım:

Anadolu’ya ek olarak bir ucundan da tutarız Balkanlar’ı Trakya’dan… E haliyle öyle olunca da zengin kültürü örfü âdeti beraberinde gelir batıdan…
Balkanlar deyince ilk anımsadığım şey, malum gelen o soğuk hava dalgası olur…Çocukken bilinçaltına yerleşmiş belki de…Hala da takip ederim az da olsa…
Ama şu bir gerçek ki insanı ve doğası için denecek hiçbir şey yok… Güler yüzlü sıcakkanlı insanları hemen güzel intibalar bırakıyor hele bir de doğası yok mu, ayrı bir anlamlı ayrı bir güzel…
Efendim; Bu hafta sonu da yemeklerinden bir tat alma adına Sonradan Gurmeler olarak Kadıköy’deki Edrene Edirne Ciğercisi’ne uğrayalım dedik.

Aslına bakarsanız benim gelmem biraz rötarlı oldu… Malum Karadenizli olmam dolayısıyla Cumartesi günü Feshane’deki Giresun Günleri’ne, Pazar günü de Eczacılık Fuarı’na katılmam ,bu etkinlik için yarım saat kadar gecikme yarattı …
Mekâna varışımla, yüzlerde, ciğerleri mideye indirmenin verdiği mutluluk ve sevincin yansıdığını aç karnına şahitlik etmek de bir daha yaşanması istenmeyecek bir durum olsa gerek… Haliyle ben de bu zevki yaşamalıydım diyerek bir anda muhabbete daldım ve önce sıcak çorbamı sonra da meşhur Edirne ciğerimi söyledim…(Bkz T1,T4)

Bu arada ‘’meşhur’’ özelliğini nerden almış nasıl yapılıyor gibi soruların cevabını bulmak adına, merakımın da hafif gıdıklaması ile Bilal ile hemen mutfakta aldık soluğu…
Açıkçası ilk bakışta çok bir şey yoktu öyle göze çarpacak. Gözümüzün gördüğü sadece bir ocak, bir kap ve içerisinde özel hazırlanmış ayçiçeği yağı karışımı…(Bkz. T2,T3)

Ve tabii ki de buğday unu ile karıştırılmış yaprak şeklinde ince Edirne ciğeri
İşin sırrını her sorumuzla yavaş yavaş anlatmaya başladı bizlere, mekânın ustası…12 senedir bu işin içindeymiş ama son 2 senesini de Kadıköy’deki mekâna ayırmış…
Her sorumuzu ayrı bir heyecanla cevaplamaya çalıştı…
En ilginç olanı ise tabi ki de diğer ciğerlerden farkıydı…
Malum bildiğiniz üzere, ciğer küp şeklinde soğuk olarak servis edilir hele de yanında patatesi olunca lezzetine diyecek yoktur..
Ama Edirne ciğeri, tam aksine sıcak ve tek yenen cinsten… Adeta rakipleri ile tek başına mücadele edercesine…
Edirne Ciğeri, ince yaprak şeklinde kesilir, bir de içerisindeki kılcal damarları ayıklandığında sadece ciğer olarak sunulur misafirlerine…
Bu da yemeği haliyle unutulmaz kılar…(Bkz. T5,T6)

Keyifli ve bir o kadar leziz ciğerlerimizi yememiz adeta an meselesiydi… İnanılmaz iştahla yedik tek tek…
Cenap ağabey ile tanıştık mekanın sorumlusu olarak..Hali hazırda mekanın sahiplerinin arkadaşıymış,hafta sonları gelip hem zaman geçiriyor hem de güler yüzü ve hoş sohbeti ile misafirlerine keyifli zaman geçirtiyormuş..
Tabii ki de masamıza davet ettik ve müzisyen olduğunu, TSM, Halk Müziği arasındaki farktan sol anahtarına kadar neler anlattı bize neler… Bu arada pazar günü ,çay ocağıklarının kapalı olması yemek sonrası çay muhabbetinden mahrum bıraksa da bizi, güzel anılarla ve hoş bir seda ile mekândan, tekrar gelme sözü vererek ayrıldık. ( Bkz. T7)

Keşfe devam;

Varlik Sezgin

Bir Cevap Yazın