Ayder Kurufaülyecisi – Bağlarbaşı

Ayder Kurufaülyecisi – Bağlarbaşı

Ey gidi Karadeniz ,batısından doğusuna ayrı bir hikayesin zihinlerde…
Havası yağmurlu, yaylası sisli puslu,suyu soğuk bir de dağlardan geliyorsa ki o zaman berrak, denizi hırçın ,insanın içini kıpır kıpır edercesine kemençesi yok mu,tulumu ile kulakların pasını alırcasına yeşilliklere doğru ,doğunun daha da kuzey doğusu….
Meşhurdur Rize’si, Trabzon’u, Giresun’u… Şivesidir farkındalık yaratan zihinlere kalıcı anılar bırakan saflığı güzelliğidir, dağları da denize paraleldir tabiî ki de bu şekilde doğası da kendine münhasır bıçak sırtı gibi keser diğer bölgeler ile kendini..
Bu keyiflikler içinde koca şehrin keşmekeşinde farklı bir lezzet sunan ve oraları az da olsa bizlere yaşatan Ayder Kurufasulyeci’sinde bulduk kendimizi bu hafta sonu…
Yeri çok bilindik, Karadenizli popülâsyonun yadsınamadığı kadar fazla olan Bağlarbaşı’nın hemen merkezinde…
Dikkatimi hemen çeken otopark sıkıntısının olmaması… Gönül rahatlığı ile aracınızı tam masanızın yanına park edebileceğiniz cinsten… Piknik havası hemen beliriyor…
Uzun bir masanın etrafında önce sohbete koyuldu Sonradan Gurmeler…
Bu arada yavaş yavaş gelen lezzetlerle, sohbetin konusu bir anda yemeklere döndü. Adeta havanın sıcaklığı midelere vururcasına hafif hissedilen açlık, gelen turşu, lahana dolması ve tabiî ki de unutulmaz lezzeti ile kuymak veya kimilerine göre mıhlama ile çatal bıçak sesleri, sohbeti bastırmaya başladı…
Efendim ne de olsa Karadenizlilik.Tüm cevherliğini ortaya koyarcasına ne var ne yok sunmaya başladı masaya…
Karadeniz’in kimi yerlerinde çokça tüketilir Kuymak. Özellikle de Uzun göl’de enfestir… Peynirin iyiden iyiye eritilmesi ve üzerine tereyağı ile harmanlanması ile yapılır ki tavada sıcak yenmesi tavsiye edilir… Ekmek ile kombinasyonu mutlaka denenmeli naçizane…
Yörenin en çok tüketilen sebzelerindendir Lahana..Özellikle de kara lahana mümkün mertebe her yemekte vardır…Kendini asla unutturmaz..
Karalâhana sarması, karalâhana dolması ve en özenle yediğim karalâhana çorbası hele de mısır unuyla ayrı bir güzellik katar Karadeniz mutfağına…
Ayder Kurufasulyeci’nde de yediğimiz karalâhana dolması aynı lezzetteydi gerçekten… Özenle sarılmış karalâhana içleri dolgun dolgun ikram edilerek bizlere servis edildi…
O ara klasikleşen mutfak turuna çıktık… O güzel ustalıklarla hazırlanan yemekleri hazırlayan ustaların mekânına…
Kocaman kazanları görünce bir an askerlik günlerini anımsamadım da değil hani… Ama nihayetinde her gelen misafirlerine servis edilecek olan malumunuz meşhur İspir fasulyesi ve pilavını her an hazırlamak olmaz tabi… Kocaman kazanlarda hazırlanan fasulyeler her an sıcak şekilde sunuluyor ki hazırlamak da ayrı bir keyif yemek de bir o kadar…
Tek tek tabaklara konarak masamızda ayrıca yer aldı İspir fasulyemiz.
Huseyin abi, bize kısaca yapılışından bahsetti, her ne kadar bizler yemek sonrası afiyetle çaylarımızı yudumlarken can kulağı ile dinlemeye koyulduk;

Fasulye bir gün öncesinden tencereye konur, içerisine su, süt ve şeker katılarak bekletilir. Ertesi gün fasulyenin mevcut suyu dökülür ve aynı ölçüde su ve süt koyulup çok kısık ateşte
fasulyeler yumuşayıncaya kadar haşlanır.
Sosu için :
Et tencereye koyulur suyunu salıp çekinceye kadar pişirilir.Tereyağ ilave edilerek kavrulur, salça ve karabiber, ilave edilir.
Haşlanan fasulyenin üzerine hazırlanan sos ilave edilir ve kısa bir süre kadar daha kaynatılır.
Sıcak servis yapılır

En önemli farkı da tabiî ki de fazla gaz yapmamasıymış. Bu da ayrıca dip not olarak hafızalarda yer etti tabi…
8 senedir İstanbulluların ve en önemlisi memleket hasreti çekenlerin sürekli uğrak noktasıymış Ayder Kurufasulyeci’si
Mekanın sahibi Oğuz da 15 sene önce gelmiş İstanbul’a. Önce başka yerlerde de denemiş ama tutturamamış.İzmir ‘e açmış lokantasını.Ama malumunuz biraz da damak tadı ile alakalı ilgi ve beceri…
Sonrasında Bağlarbaşı’nda şansını denemiş.8 senedir de devam ettiriyor mekânını…
Malumunuz malzemenin de hasını kullanıyor tüm yemeklerinde. Rize’den geliyor ana parçalar. Fasulye, tereyağı, turşu vs.
Keyifli ve neşeli geçen bir keşfimiz sonrası mekâna asılan Sonradan Gurmeler logomuz ile güzel anılarla ve bir daha ki gelişimizde mutlaka Lahana çorbası içme sözü vererek mekândan ayrıldık güzel bir cumartesi günü…
Toplu fotoğraf çekiminde de Hüseyin abinin uşağı küçük Recep’i de katarak unutulmaz bir keşfimizi daha sonlandırmış olduk…

Keşfe devam,

Varlık Sezgin

Bir Cevap Yazın