Veli Balık – Üsküdar

Veli Balık – Üsküdar

Sonradan Gurmeler.
Frenkçesi « Les Nouveaux Gourmets » diye geçirdim içimden.
Sıkıcı bir haftasonu evde gazeteleri karıştırırken çıktılar karşıma.
Sonradan Gurmeler… Son mohikanlar gibi… Ya da yaşayan son Amazonlar…
Devasa Şehr-i İstanbul’un ortasında, hayattan zevk almaya çalışan, küçük detayları yakalamaya zaman ayıran bir grup zeki insan. Yüzüme bir gülümseme yayılıverdi, hatta itiraf edeyim kahkahayı bastım Haber Türk gazetesindeki ilginç haberi okuyunca.
Ne müthiş, ne keyifli bir konsept, ne heyecan verici keşifler bunlar…
Üstelik eğlenerek, kendini fazla ciddiye almadan, egoları şişirmeden. « Alçakgönüllü kalabilmeyi » her şeyden önde tutarak.
Saçma sapan, şık olduğunu iddia eden restoranlarda, damağımızı ve ruhumuzu yeterince tatmin edemeden tonlarca para harcayıp ; « ah ne hoş bir yemekti ! » gibi plastik cümlelerle kendimizi ve arkadaş grubumuzu kandırdığımız sıkıcı hafta sonu yemeklerinin sonu mu gelmişti yoksa?


Hemen merakla sonradangurmeler’in internet adresini tuşladım bilgi-sayıcımda.Siteye yönlendirilirken, interneti kullanmazdan önce, sırf birini veya bir şeyi çok merak ettik diye apar-topar adresine ulaşmaya çalışıyor muyduk acaba diye düşündüm. Yani, evimizin konforunu terk edip, kendimizi sokaklara atsak bile, koca şehirde aynı duyguları paylaşan yüzlerce insanı aynı posta adresinde bulmamız ne kadar mümkün olabiliyordu ki ?
Genel Ağ’ı bu yüzden seviyorum. Eş zamanlı müthiş bir Alis Harikalar Diyarı çünkü. Paradoksa bakın ki; bu büyük ağ bilgisayar başında geçirilen yazık asosyallik saatlerinin sorumlusu da olabiliyor keyifli bir sosyal yaşama açılan bir kapının kolu da.
Lafı daha fazla uzatmayacağım. Bir gazete küpüründen, ilk SG deneyimim olan Bağlarbaşı AYDER kurufasülyecisine gelişim, orada birbirinden ilginç insanlarla tanışmam ve iki hafta sonrasında Üsküdar Veli’deki buluşmayı önermemden hep bu kapı kolu sorumludur. Bilinsin istedim.
« Veli » aslında yöresel bir lezzet durağı değil. Daha çok, güzel ve taze balıkların serviste aksama olmadan yenilebildiği şirin bir şehir restoranı. Sonradan Gurmeler grubu müdavimleri gibi şehrin yalnız ‘cowboy’ ve ‘cowgirl’ leri için önemli bir mekan. Çünkü uzun mesai saatlerinden sonra, güzel bir iki « entrée » eşliğinde balığınızı söyleyebileceğiniz ve mekânın konumu sayesinde yarım saat içinde sağlıklı ve leziz bir yemek yiyip, evinize « ağırlaşmadan veya takip ettiğiniz diziyi kaçırma korkusu yaşamadan » huzurla dönebileceğiniz tertemiz bir yer.
Üsküdar Balık pazarının Belediye kısmındaki girişinde, Üsküdar Merkez camiinin hemen karşısında bulunan Veli’yi, Üsküdar’ı bilenler, Ayvalık Tostçusu olarak hatırlayacaklardır. Uzun yıllardır daha basit, kafe-büfe tarzı bir yaklaşımla hizmet veren mekânın sahibi Veli Bey balığa çok meraklıymış.

Ve bundan bir süre önce şehrin en büyük balık depolarından birini kurmakla beraber Veli restoranları projesini de hayata geçirmiş. Restoranlar diyorum, çünkü Veli’nin ikinci şubesi için kollar sıvanmış bile. İkinci şanslı semtin Caddebostan olacağının duyumunu aldık, ilgililere duyurulur.
Balıkların ve tatlıların pişirildiği -tava ve ızgaraların- kullanıldığı bölüm mekânın hemen girişinde gözümüze çarpıyor. Ustaların titizlikle yemeklerinizi hazırladıklarına birebir şahit oluyorsunuz. Ben burada bir detayı not düşmek istiyorum, Veli’ye ne zaman gitsem kızartma için kullanılan yağın tazeliği hep dikkatimi çekmiştir. SG tadım buluşmasında aşçılardan öğrendik ki, bunun sebebi yağın sürekli değiştirilip temiz kalmasına özen gösterilmesiymiş.
Ardından giriş katında oturup yemek yenebilecek bir alanla karşılaşıyorsunuz, fakat bizden söylemesi girişte kalmayın, 2. veya 3.kata çıkın. Bu katlar çok daha keyifli. Keza geniş ve ferah pencereler sayesinde hem tarihi camiinin büyülü görüntüsü hem de Boğaz’ın sularının ışıltısı eşliğinde yiyebiliyorsunuz yemeğinizi.
Menüde birçok seçenek var. Balığın mevsiminde olmasına dikkat ediliyor. Hamsi mevsiminde yaptıkları Hamsili pilav bayağı ünlenmiş, artık mevsiminde gidip deneyeceğiz…
SG tadım buluşması için belirlediğimiz menümüzde tadımını yaptığımız güveçte kaşarlı-sebzeli mantar ve fasulye kavurma başarılıydı. Ardından söylenen balıklar Hamsi ve Levreğin tadı ise sezonu yeni kaçırmış olmamıza rağmen halen yerindeydi.
Bir de belki biraz garip gelecek ama menüde sunulan ‘tarihi Üsküdar Ünal turşucularının’ bir acılı şalgam suyu var ki sormayın, müthiş bir lezzet. Balıkla şalgam suyu olur mu hiç demeyin. Deneyin. Siz ne isterseniz o oluyor zaten Sonradan Gurmeler tadımlarında…
Tatlı olarak, yerinde taze taze hazırlanan sıcacık İzmir lokmaları (izmir’liler koşun! ) ve Rumeli tulumbası (normal tulumbaya göre daha iri ve yumuşak bir çeşit) balıktan sonra çok iyi gidiyor. SG müdavimlerinden bazılarının hayretle 10-15 lokmayı 3 dakika gibi kısa bir sürede mideye indirdiğine esefle şahit olduk, Allah’tan tatlı ustamızın gönlü zengindi de, bizi lokmasız bırakmadı. Yalnız menü de irmik tatlısının eksikliği hissedildi. Keşke işletmeciler güzel bir irmik tatlısı da ekleseler menüye.
Veli’ye bir artı not da tiryakilerden geldi diyebiliriz. Sağlıklı balık-sebze-salata ağırlıklı yemeğimizi sigarayla taçlandırmak isteyenler teras katında martıların eşliğinde tüttürdüler keyif sigaralarını. Tavşankanı çay eşliğinde gerçekleştirilen bu ritüelde tabii ki başrolde yine ve yeniden Boğaz vardı. Siteye eklenen fotoğraflarda SG’li güzide fotoğraf sanatçılarımızın yaratıcı eserlerini (bakınız lokmalar ve fonda Boğaz görebilirsiniz…

Herkese Sevgilerle,
Göknur GÜNDOĞAN
Pek acemi bir sonradan gurmebaşı

Bir Cevap Yazın