Gurbetçi Gurmeler! (Güney Amerika’dan bildiriyorlar)

Sonradan Gurmelerin müstakbel İzmir grubu olarak İzmir’den çok çok uzakta Bolivya’nın La Paz şehrinde buluştuk. Ününü duyduğumuz “The Star of India” adlı Hint restonanına gitmeye karar verdik. Bu restoranın özelliği çok çok çok çok çok acı “Vindaloo” adında yemekleri olması ve bu yemeği bitirebilene üzerinde “I survived world’s most dangerous vindaloo” yazan t-shirt hediye etmeleri. İddialı isimlerimiz acıssoyu şişesinden içen Murat Tütüncü ve acıların çocuğu Engin Kaban.

Mekana gittiğimizde içerisinin Avrupalı ve Amerikalı turistlerle nam-ı diğer gringolarla dolu olduğunu gördük. Restoranda hafif bir aydınlatma kullanılmış ve her masaya mum koyarak ışık desteklenmiş. Duvarlar da hint kilimleri ile süslenmiş. Mutfak gerçek Hintlilere emanet edilmiş.

Aperatifler ve aynı yemeklerin tavuklu, kırmızı etli ve vejeteryan versiyonlarından oluşan menüyü inceledikten kısa bir süre sonra Murat ve Engin kararlarını verdiler. Murat tavuklu Engin ise vejeteryan “Vindaloo” sipariş etti. İlk defa bir restoranda garsonun bir yemek için “tavsiye etmem” dediğini duyduk. Kendine güvenip de bu siparişi veren kişilerin sadece %70’i yemeklerini bitirip t-shirt almaya hak kazanmış.

Ben ise garsonun tavsiyesi üzerine “Chicken Jafrezi” söyledim. Garson tabiki de benim acıya dayanma seviyemi öğrendikten sonra yemek önerisini söyledi. Yemek kısaca wok tavada pişirilmiş tavuk, soğan, biber ve curryden oluşuyor.

“Vindaloo” ise menüdeki en acı yemek. Hatta Güney Amerika’daki en acı yemeklerden biri olduğunu iddia ediyorlar. Yemeğin acısı Bolivya’daki sıradağlarda yetişen 7-8 cmlik Carajo biberlerinden 35 tanesi kullanılarak hazırlanıyor. Servis yaparken de tabağın üzerine (küçük bir güveç) bir adet bu kırmızı ve korkunç biberlerden koyuyorlar.

Acıyı biraz alması için iki tane de sade pilav siparişi veriyoruz. İçecek tercihlerimiz ise Coca Cola ve Sprite.

Murat kendine çok güveniyor fakat Engin daha yemek gelmeden stres yapmaya ve terlemeye başladı. Hatta üstüste giydikleri polarları çıkartıp tshirtlerle kalarak yemek yemek üzere pozisyon aldılar.

İlk lokmalarını tadan iddialı isimlerimizle röportajımıza başlıyoruz.

G-Ne hissediyorsunuz? Acı beklentinizin üzerinde mi?

E-Valla yerim heralde. Bu kadar gringo yiyorsa heralde biz de başarırız. Sarışın sarışın Avrupalılar yiyorsa bir Türk olarak biz kralını yeriz. İlk lokma acı geldi ama pilavla desteklersek bir şey olmaz.

M-İlk aldığım lokma yemeğin çok korkunç olmadığını ve rahatça biteceğini gösteriyor. Hatta hemen biberi de yiyeyim. Bir şey yok bunda.

Bu sırada Murat biberi hızla yutuyor ve yanmaya başlıyor. Neyse ki Sprite yardıma koşuyor. İlk Sprite hızla bittiğinden hemen ikincinin siparişini veriyoruz.

20 dk sonra.. Murat hafiften kızarmaya başlıyor, Engin ise yanıyor!!! Kıpkırmızı ve ter içinde…

G-Bir de şimdi görüşlerinizi alalım… Benim yemeğimin acısı tam kıvamında.. Sizinkiler??

E- (Alnındaki terleri silerek) Abi acıymış. Ben gidip bi yüzümü yıkayayım. Kendime geleyim.

M- Baya yanıyorum ama pilavla iyi gidiyor. Kalan 2-3 kaşığı fondip yapacağım.

Engin yüzünü yıkamaya gidiyor bu sırada Murat ve ben tabağının dörtte üçünü bitiren Engin’in daha fazla yememesi gerektiğine karar veriyoruz, Bolivya’da hastaneye gitmek yapmak istediğimiz son şey. Böylece Engin geldiğinde üzülse de önündeki tabağı bize vermek zorunda kalıyor.. Murat ise son lokmalarını hızla ağzına atıyor fakat acıdan yutamıyor, kola ile desteklemesi gerekiyor. Lokmalar mideye indiğinde yüzünden ateşler çıkan Murat gidip tshirtünü alıyor. Gurur dolu fotoğraflar çektikten sonra restorandan ayrılıp hızla – ama gerçekten çok hızla – hostele gidiyoruz çünkü acı Murat’ta etkisini göstermeye başlıyor!!

Denizden 3660 metre yüksekte gösterdikleri bu cesaretten dolayı Murat ve Engin’i tebrik ediyoruz.

19.07.2010 – La Paz / Bolivya

Yazan: Gülen Canol Tütüncü

Gurbetçi Gurmeler! (Güney Amerika’dan bildiriyorlar)” hakkında 2 yorum var

  1. Odul dedi ki:

    VAAAAAY! Keyifle okudugum gibi hepsi de gozumun onune geldi, Murat’tan bekledigimiz performanslar bunlar, fakat Engin cigim Murat’in aci uzerine girdigi yarisa girmek gercekten uzerine ciddi dusunulmesi gereken bir konu.. hepinizi tebrik ediyorum! Ben agzima suremem, surmem, ama bu kadarina da sapka cikariyorum!

  2. Çağdaş dedi ki:

    Tebrikler dostum, üzülme ama sen gönüllerde yine de bitirmiş sayılırsın! =)

Bir Cevap Yazın