Pide Ban, Sarıyer

Pide Ban, Sarıyer

Sürprizli bir keşif: PİDEBAN
Sevgili Sonradan Gurmeler,
Bu hafta sonu Çayırbaşı Sarıyer’de, Pide Ban’daydık. Doğaçlama bir şekilde, Sonradan Gurmeler tarihinin en hareketli günlerinden birini yaşadık hep beraber… Bu güzel günün özetinin, elimizde video olarak bulunması da ayrı bir mutluluk tabii.
Kalabalık yeni katılımlar, bol sohbet, sürpriz bir şekilde gelişen Fox TV haberi derken, gurme başı olarak itiraf etmeliyim ki aklımda yediklerimizden çok yaptıklarımız kaldı…
Yemek sırasında, Sonradan Gurmelerimiz, Fox TV’nin ODTÜ’lü haber muhabiri Öznur Turalıoğlu ve kameraman Ahmet Bolat’la bu keşfi paylaşıp neşeyle grubumuzu anlatırken, bir yandan da önümüzdeki lezzetli pide tabaklarının biri gidiyor diğeri geliyordu. Pide ban ismi bana bana yemekten geliyormuş, biz de afiyetle yedik pidelerimizi
Pide Ban 1977’de Giresunlu Sami Kaptanoğlu tarafından kurulmuş. Mekan, önceleri dört masalı bir dükkan iken bugün üç şubesiyle hafta sonu yüzlerce müşteri ağırlayan, müdavimleri kapıda bekleyen bir lezzet durağı. Biz Çayırbaşı şubesindeydik, onun dışında Sarıyer ve Maden şubeleri var. Mekanın sahibi Yusuf Bey, İstanbul’un en eski üç pidecisinden biri olduklarını aktarıyor bize. Giresun Görele usulü kapalı pide yapıyorlar. Menü az ve öz: doya doya pide. Çayırbaşı şubesinde çorba bile bulunmuyor. Biz pidenin peynirli, kıymalı, kavurmalı ve karışık çeşitlerinden denedik. Tabii hemen ertesinde de bu lezzetin sırrını sorduk: Meşe odunu, Çorum/Çankırı’dan gelen un, Giresun tereyağı ve Tekirdağ eti diye sıraladı bize Yusuf bey.
Sevgili SGler, peki hayatımızın bu kadar içinde olan pide aslen nereli? Nereden nasıl geldi sofralarımıza? Benim bulabildiğim kaynaklar pidenin pitadan geldiğini, yolculuğunun Hindistan’dan başlayıp İran toprakları üzerinden Türkiye’ye ve sonra batıya uzandığını söylüyor. Bu yolculukta pek çok değişikliğe de uğramış. Kuzey Hindistan’ı fetheden Türklerin aldıkları pitta adlı ekmek, Anadolu’ya geldiğinde Konya etli ekmeği, Karadeniz pidesi ya da lahmacun olmuş. Bu arada pitta da ‘pide’ ye değişmiş. Balkanlar’da ise kat kat açılan yufkalarla döşenmiş, içi farklı harçlarla doldurulmuş tepsi böreklerine ‘pita’ adı verilmiş. (Kaynak: Skylife Ocak 2007).
Saray mutfaklarında 15.yy.dan beri pide pişirildiğini ve Fatih’in sofrası için ıspanaklı, kabaklı ve peynirli pideler hazırlandığını biliyoruz. Fakat tarif olmadığından bunların açık mı, kapalı mı olduğunu bilmiyoruz (Kaynak: Osmanlı Mutfağı, Marianna Yerasimos).
Türkiye’de pide deyince ilk akla gelen yöremiz ise Karadeniz. Karadeniz’in kavurması, peyniri ve tereyağıyla yapılan pidelerin yeri çok ayrı. Buğday tarımının yaygın olmadığı bölgede fırıncılık mesleğinin gelişmiş olması da ilginç bir ayrıntı.
Bu bilgiler aklımızda küçük bir not olarak kalsın, ama en önemlisi yediklerimizin tadı damağımızda kalsın diyerek yazımı bitiriyorum. Yolunuz Sarıyer’e düşerse mekanı hafta içi 11.00-22.00, hafta sonu 09.00-22.00 arası ziyaret edebilirsiniz.
Yeni keşiflerde buluşmak üzere. . .
Afiyetler, sevgiler
İrem

Bir Cevap Yazın