Sonradan Gurmeler in New York 2

Sonradan Gurmeler in New York 2

Tarih: 3 Aralık 2010 Cuma, Saat: 5pm-7pm Yer: Manhattan/New York, Katılımcı Sayısı: 10

Katılımcı Uyruğu: Türk-Kore-Tayvan-Japon,

Menü: Çorba, Kebap, Pide Ekmeği, Salata, Meze, Tatlı, Çay, Türk Kakavesi,
Sonradan Gurmeler New york ayağı ikinci organizasyonunu Manhattan’ın en seçkin Türk Restoranlarından olan İstanbul Cafe’de gerçekleştirdi. Kahvaltı, Lunch ve Akşam yemeği konusunda lezzet dolu güzel bir menüsü bulunan İstanbul Cafe: bizi akşam yemeğinde çok güzel bir şekilde ağırladı.

Akşam 5 sularında buluşmaya başladığımız restoranda bizim  için hazırlanmış çok şık bir masa ile karşılaştık. Bu güzel masa düzeni bizim için olduğu kadar: Türk mutfağına aşık Asyalı arkadaşlarımız için de çok güzel bir başlangıç ambiansı olmuştu.
Restorana erken gidenlerle başlayan sıcak sohbet iki saat boyunca aralıksız devam etti. Her içten kahkaha aslında yemek kültürümüzdeki detay güzelliklerin beğenilmesinin göstergesi olmuştu.
Türk mutfağını oldukça zengin bir mutfak olarak değerlendiren Koreli ve Japon misafirlerimiz: kebap aşığı insanlar. Bu hafta iki de Tayvanlı misafirimiz bu aşkın sadece Koreli ve Japonlara has olmadığını bize tabaklarında hiçbir şey bırakmamak suretiyle gösterdi.

Her yemeğin muhteviyatını merak etmekle kalmayıp yapılış biçimini, içeriğinde kullanılan özel karışımlarının önemini de derinlemesine sordular. Daha önce denemedikleri şeyleri denemek konusunda ısrarcı olan grup yoğun olarak iskender kebap ve döner tercihinde bulundu.
Çorbalardan ezogelin ve yayla çorbası arasında kararsızlık yaşandı. Daha önce ezogelin çorbasını deneyenlerin bu seferki tercihi yayla çorbası olmuştu. Fakat yine de herkes biribirin tabağından diğer tatlara bakmayı da ihmal etmedi.

Ortaya gelen humus, zeytinyağı, patlıcan salatası ve çoban salatası yemeğe renk kattı. Humus ve zeytinyağı konusunda daha önce bir deneyimleri bulunmayan yabancı misafirlerimiz için birkaç yeme tekniği gösterdik ve alışmalarına öncülük ettik. Ev sahibini taklit eden misafir: gerçek lezzeti keşfettikten sonra kendi karışımlarını yaratmayı da kısa sürede başardı.
Tatlılardan sütlaç, irmik helvası ve keşkül tercihleri dolu mideleri daha fazla zorlamamak adına yapılan hafif tercihlerdendi. Baklavayı da çok seven bir grup olmamıza rağmen o kadar çok yedik ki çay e kahvelerimizi zorla bitirik diyebilirim.

İstanbul Cafe garson ve yöneticileri grubumuzla yakından ilgilenerek çok güzel bir evsahpliği gerçekleştirdiler.

Gün sonunda tadına doyulmaz bir çorba ve Türk pidesi ziyafeti, kebap ve salata ziyafeti yaşandı. Geleneksel çayımız ve Türk kahvesi eşliğinde yenilen tatlılar günü tatlı bitirmemize yardımcı oldu.

New York’ta bulunan yaklaşık 50’ye yakın lokanta ve restoran tarzı Türk mutfağını fırsat buldukça gezmeye ve farklı kültürlere kültürümüzü tanıtmaya devam edeceğiz.
Simitimiz, kaşar peynirimiz, çayımız, poğaçamız, kebabımız ve baklavamız gibi daha birçok lezzetin takipçisi olan Sonradan Gurmeler Türkiye’deki gücünü ve misyonunu vatan sınırları dışında da yaşatma vizyonu ile Bu toprakların en lezzetli hareketi olmaya devam edecek.

Sevgilerimle.
Yunus Baran

Bir Cevap Yazın