Ayışığı Özbek Mutfağı – Bakırköy

Ayışığı Özbek Mutfağı – Bakırköy

Ay Işığı’nın işletmecisi ve sahibi Aybike MİNDAN karşılıyor güler yüzüyle bizi. Ardından  insanın içini aydınlatan, açık yürekli sohbetiyle babası Emin MİNDAN ile tanışıyoruz. Ailesi, Sovyetler Birliği Özbekistan’ı işgal ettiği tarihlerde önce Afganistan’a sonrasında Türkiye’ye göç ediyor. Emin Abi Türkiye’de yetişmiş olsa da Özbek kültür ve mutfağını çok iyi biliyor. Öyle ki eşi de Türk olmasına rağmen Özbek yemeklerini çok iyi öğrenmiş.

Türkiye’ye gelişlerini naif bir hikaye ile anlatıyor. Yıl 1952, Suriye sınırından girmişler Basra körfezini geçerek. Türkiye topraklarında bir Albay karşılamış onları ve önder Hafız Süleyman bir şiir bestelemiş Atatürk’e sevgisini, rahmetini ifade edebilmek için. Bu ezgileri dinliyoruz tekrar o günleri yaşayarak.

Sıcak sohbetimizin hemen ardından oturuyoruz yemekleri tatmaya. Özbek yemekleri genelde et ve hamur ağırlıklı. Hamur her zaman çok ince açıldığı için lezzeti bir başka oluyor damaklarda. Özbek yemekleri, ana topraklarında lezzetini daha da arttırdığını düşünerek yağlı etle yapılıyormuş. Daha az yağlı tercih eden Türk damak tadına uygun olarak Ay Işığı daha az yağlı et kullanıyor yemeklerinde.

Özbek pilavı ile başladı lezzet yolculuğumuz. Sonrasında kat kat hamurla yapılmış, fırınlanmış kıymalı ve balkabaklı Samsa (Özbek Böreği). Ardından buharda pişmiş Özbek Mantısı. Özbek mantısı, bildiğimiz Kayseri mantısından boyut olarak daha büyük ve özel mantı tenceresinde, buharda pişmiş, kıymalı ve balkabaklı. Yediklerimizle mest olmuşken Aşek, ıspanaklı Afgan böreği karşımıza çıkıyor ve nihayetinde tabağımızı çok leziz Türk içli köftesi tamamlıyor.

Tabaklarımızdaki birbirinden eşsiz lezzetleri tek tek ayırd etmeye çalışırken, arkasından  sırasını biraz şaşırmış olsa da, Çuçvara çorbası geliyor. Bildiğimiz Türk mantısına çok benzeyen bu yemek, çorbasıyla sunulduğu için bu şekilde biliniyor. Çuçvara çorbasının sarımsaklı yoğurtla yenmesinin ideal olacağını öğreniyoruz.

Bu kadar lezzeti tattıktan sonra, tatlı yemeden kalkılmaz yine de değil mi.. Finalinde Ay Işığının sahibinin elinden çok güzel çilekli bir tart ve bize özel hazırlanmış ağzımızda eriyen kurabiyeler geliyor.

Türk ezgileriyle başlayan yemeğimiz, türk ezgileriyle devam ediyor. Ardından Emin MİNDAN Abimizin ezgilerine bırakıyoruz kendimizi.

Bir de bu ezgiler eşliğinde anlatacağız yemeklerini;

Samsa (Özbek Böreği)

Bir kadın düşünün, ince ve çekik gözlü. Sabah ezanında kalkmış, incecik hamurunu açmış ve içerisine sevgisini katmış namazdan dönen eşini bekliyor. İçinde acı var, tatlı var, sanki dünya onun içine girmiş, bazen bir karabiber, bazen fazla da kaçsa kırmızı biber.. O işte sevgiyle yürüyor ve gözyaşları aksa da…

Sebzeli Mantı

Afganistan da simsiyah saçlı bir kadının yaptığı bir yemek bu. Et bulamamış. İçine ne bulursa, taze soğan, ıspanak, karabiber koymuş. Bu yemeği anlatırken Afgan coğrafyasının Elvis PRESLEY’i Ahmet ZAHİR den bir müzikle şenlendiriyor Emin Abi sofrayı; ‘Yukarıda bulutlar salkım salkım, yarim karşıdan geliyor. Bir öpücük isterdim ama gözleriminden yaş aktı’

Buharda Mantı

Beş katlı delikli tencerede pişen, Orta Asya Türklerinin ve Çinlilerin bildiği bir yemek buharda mantı. Büyük bir emekle yoğrulan, sevgilinin kendini ifade etme şekli. Bir diğer ifade ile aşk mantıyı mantı yapan. Hamuru ısıtan aşk, bir araya getiren aşk. Ortaya buharda kıvamında pişmiş baharatlarla zenginleştirilmiş leziz mi leziz bir mantı. Bu yemek bütün Türkistan coğrafyasında var.

Urumçi Eritesi

Hamur ufacıkken uzun bir yumak haline geliyor ve üzerine etli sos ekleniyor. Bu Orta Asya yemeği İpek Yolunu geçerek Avrupa’ya ulaşıyor ve makarna, tortellini adını alıyor.

Yemeği yemek yapan sevgi Ay Işığında. Emin Abi ‘nin doğaçlama ezgilerine, betimlemelerine bırakıyoruz kendimizi. Doğaçlamasında insan sevgisinden, bazen abartılarımızdan, bazen dışımızdan bize gelen kötülüklerden bahsediyor. Ama işin özü sevgi. Yediğimiz yemekler Atalarımızın, Mevlana’nın, Yesevi’nin, Hacı Bektaş’ın, Hacı Bayram Veli’nin yediği yemekler…Sevgiyle yoğrulan, içerisine koyacakları bir şey bulamasalarda, ellerindekilerle yapılan. Birazcık un yuvarlak bir tahta üzerinde şekil veriliyor ve üzerine emek, sevgi konuluyor. Bazen bu mantı oluyor, bazen bir çiğ börek, bazen nice isimlere bürünüyor.

Mevlana’nın sözleriyle bitiriyoruz lezzet keşfimizi; ‘Bir insan üç şey bilir diyor Mevlana. Birincisi mal-mülk, ikincisi dost. Lakin bu ikisi kendisiyle gelmez. Üçüncüsü ve bizden olan ise iyilikler ve güzelliklerdir…’

Keşfe devam….
Sevgiler
GG

Ayışığı Özbek Mutfağı – Bakırköy” hakkında 1 yorum var

Bir Cevap Yazın