Virginia Angus Lokantası – Eminönü

Virginia Angus Lokantası – Eminönü

Sımsıcak bir günde, Eminönü’nde Yeni Camii’nin tarihini öğrenerek başlıyoruz turumuza. Mimar Sinan’a çıraklık etmiş Davut Ağa ile 1597 de başlayan 1665 yılında bitirilen diğer adıyla Valide Sultan Camii, Yeni Camii. Mimar Sinan’la başlayacağız, devam edecek ve yine Mimar Sinan eseriyle sonlandıracağız gezimizi.

Yeni Camii’den sonraki durağımız Mısır Çarşısı. 1660 yılında yaptırılmış çarşı, 1940’larda en son büyük tadilatını geçirmiş. Baharatlar, kurumuş çiçekler, bitki ve ot kokuları arasında bir anda tarihin geri gittiğini hissediyor insan. Hayat Kuruyemiş misafir ediyor bizi. Önce adını duyduğumuz-duymadığımız baharatları tanıyor, kokluyoruz. Nar çayı ikram ediliyor ve ardından çay çeşitlerini incelemeye başlıyoruz. Ne çok bitki ‘iyileştirme’ amacıyla kullanılıyor! Adaçayı/Biberiye/Rezene/Sinameki-Mide, Melisa-Uyku, Kekik-Öksürük, Funda-Böbrek, Böğürtlen-Hafıza ve niceleri. Ardından fıstıklı lokumlarını tatmayı da ihmal etmiyoruz. Çeşit çeşit lokumlar, şekerlemeler renkleri, tatları, kokuları ile mest ediyor. Son olarak İran Havyarı ikram ediliyor. Havyarın tereyağ-kızarmış ekmek ile servis edilmesi gerektiğini öğreniyoruz.

Mısır Çarşısından çıkışımızla birlikte Kurukahveci Mehmet Efendi’den yükselen enfes, yeni çekilmiş kahve kokuları arasında Namlı’nın çarşı içindeki dar girişli yerine giriyoruz. Bu kadar çok çeşit meze, ürün görmek şaşırtıyor hepimizi. Muz marmelatını ilk kez burada gördüm…

Düşüyoruz yeniden yollara. Bu sefer Tahtakale içindeyiz. Tahtakale; şehrin dışındakiler, surun altındakiler anlamına, kimi rivayetlere göre ise Taht-El Kala yani kalenin altından anlamına geliyor. Tam anlamıyla bir ticaret başkenti görünümünde, yok yok. Konumuz yeme içme ise o halde mutlaka tadılması gereken lezzetler; Finike Köftecisi, Pilavcı Ramazan Usta’nın yeri.

Gezimizdeki esas durağa, Virginia Angus Izgara ve Burger Lokantası’na uzun çarşıyı tırmanıp ulaşıyoruz. Bu yeri bulabilmek, eğer Tahtakale – Eminönü’ne aşina değilseniz bir hayli zor. Hepimiz aç, hepimiz geldiğimiz yoldaki burcu burcu kokulardan mest olmuşken bir hışımla giriyoruz içeri. Fazıl Bey işletmesini tanıtmakla başlıyor işe. Türkiye’ye getirilen Angus ırkından ve çiftliklerinden bahsediyor.

Angus ırkının kökeni İskoçya Aberdeen’e dayanıyor. Buradan yayılan ırk şimdilerde Avusturalya, Yeni Zelanda, Arjantin ve ABD’de yetiştiriliyor. İşletme Amerikan Angus Irkını kullanmış. Peki nedir diğer ırklardan farkı? Angus etinde kas lifleri arasındaki yağın dağılımı, başka bir deyişle mermerleşme çok homojen. İşte etin lezzetinin buradan geldiği söyleniyor.

İşletmenin çiftliği Sakarya, Serdivan, Beşevler de. Burada amaçları getirttikleri bu Angus ırkını yerlileştirmek. Hem kendileri için ürün tedarik ediyorlar hemde Günaydın, Nusret/Etiler gibi birçok müşteriye et sağlıyorlar.

Veee sabırsızlıkla beklenen yemek vakti geldi çattı. Menüdeki her bir çeşitten tadacağız. Pişirme konusunda kendimizi şefe teslim ediyoruz. Masada ilk dikkatimizi çeken acı soslar ve hardal. Hardalı kendileri yapıyorlar. Biraz geriye gidenler hardalını kendi yapan nice et lokantasını hatırlayacak. Hadi en iyilerinden bir tiyo; İkiler. Buradaki hardal alıştığımız market hardalından çok daha keskin. Acı sevenler şiddetle buraya ..:)

Masadaki ekmekleri de kendileri yapmışlar. Bu büyük bir artı. Sadece tazelik açısından değil, özen belirtisi. Bu özeni keşke diğer lokantalarda benimsese de bakkaldan aldıkları beyaz ekmekleri yemesek.

Füme et geliyor soframıza önce. Tuzu, nemi, lezzeti kararında, az yağlı. Ardından kasap köfte, kaşarlı köfte ve favorim bonfile – diğer adıyla lokum servis ediliyor. Etler kurumamış, güzel pişirilmiş. Yanında baharatlı patates servis ediliyor. Dondurulmuş patates kullanılmamış, kendileri baharatlayıp fırınlamışlar. Burada tuz miktarı ile ilgili uyarımız mutlaka olmalı. İşletme lezzeti arttırmak için tuzu biraz fazla kullanmış. Gideceklere tavsiyemiz denemeden önce tuz atmayın …)

Virginia Burger’i deniyoruz hemen ardından. Hamburger ekmeğinin içinde kalın Burger köftesi, füme et, cheddar peynir, karamelize edilmiş soğan koymuşlar. Sonra ortadan kestikleri Burger’i ızgaraya tekrar yatırmışlar. Izgaranın o insanı cezbeden is kokusu her yerde… Yanında yine patates kızartması ile servis ediliyor. Bana sorarsanız bu bile bir öğün için yeterli. Esnaf lokantası deyimiyle ‘bol kepçe’ lokantası burası…)

Ardından tatlı niyetine döş etinden sucuk ikramı başlıyor. Bu sucuk mevzusuna biraz kafa yormalı. Alıştığımız, kanıksadığımız sucuk içine yağ, sarımsak, baharat doldurulmuş yarım ile bir kilo ağırlığında buton sucuklardır. Burada ise durum biraz farklı. İşin kolayına kaçılmamış. Bir sucuk butonu 7 ila 9 kilo arasında. Yağı yerinde, içi Antep fıstığı dolu, sarımsak ve baharatla lezzet, etin tazeliği gizlenmemiş. Önce yadırgamamıza rağmen kaliteli bir ürün. Eğer diğerleri sucuksa bu sucuk değil, yok buna sucuk diyeceksek marketlerde aldıklarımıza başka bir isim vermemiz gerekecek…) Son olarak, içecek menüsünde ise bir iyileştirme olabilir. Bu konuda zayıflar.

Tıka basa doyduğumuz, Angus ziyafetinden sonra düşüyoruz tekrar yollara. Yol üstü öyle çok anlatılacak tarih, mekan, olay var ki insan yaza yaza, anlata anlata bitiremez. Bakırcılar çarşısı, Mimar Sinan’ın mezarı, Darül Ziyafe Restaurant, Lale Cafe bunlardan sadece bir kaçı. Ardından Süleymaniye’de buluyoruz kendimizi.

Süleymaniye Camii Mimar Sinan’ın kalfalık eseri ve 1558 de yapımı tamamlanmış. Medrese, kütüphane, hastane, hamam, imaret, hazire ve dükkanlardan oluşan Süleymaniye Külliyesinin bir parçası olarak yapılmış. Bir çok açıdan ‘özel’ ve benzersiz, Ayasofya’dan esinlenilmiş.

Son durağımız ise Çorlulu Ali Paşa Medresesi, günümüzde Kahvesi. Uzun zamadır bu kadar iyi pişirilmiş, köpüğü içe içe bitmeyen bir türk kahvesi içmediğimiz konusunda herkes hemfikir. Mekan tarihi, pişirme usulü tarihi olunca insanın buralarda kaybolup gidesi geliyor. Tatlı anılarla bir lezzet turumuzu tamamlıyoruz.

Keşfe devam

Gökhan GÜLER

Virginia Angus Lokantası – Eminönü” hakkında 2 yorum var

  1. Bige dedi ki:

    Merak uyandıran bir yazı / gezi olmuş. Ayak izlerinizi takip edeceğim.

  2. Fahri Kazanç dedi ki:

    harika işler yapıyosunuz..Yakında tüm faaliyetlere katılmak üzere yeşil sahalara dönüyorum..

Bir Cevap Yazın