Hayvore – Taksim

Hayvore – Taksim

Taksim’deyseniz ve canınız Karadeniz yemekleri çektiyse çok fazla bir seçeneğiniz yok. Derinden, usul usul çalan Karadeniz ezgilerini takip edin. Bir kere bulduktan sonrada bir daha unutmazsınız zaten.

Tam anlamıyla bir esnaf lokantası görünümünde, Beyoğlunda – Galatasaray Hamamının sokağında, Karadeniz yöresel lezzetleriyle bir adım öne çıkan ‘Hayvore’ kısa sürede adından söz ettirir olmuş. İşletmecileri Taksim’e yabancı değil. Asmalı Mescitteki bir önceki mekanın adı ‘Si Sore’. Si Sore lazcada ‘Neredesin?’ anlamındayken, eski mekana nispet yaparcasına yeni isimleri ‘Hay vore’, ‘Buradayım!’ anlamında. Taksim’e yemek çeşidi açısından önemli bir katma değer sağlayan bir Karadeniz Lokantası.

Karadeniz yemekleri ‘bu toprakların lezzetlerinin’ önemli bir parçası. Çorbalarından pidelerine, balıklarından tatlılarına kadar bir çoğumuz için değişmez damak zevklerinden biri.

Aile işletmesi, sabah 8 akşam 12 açıklar. Sabah kahvaltı servisleri de var; muhlama, kuymak, köy peynirli omlet. İşletmeci kardeşlerin dayanağı babaları, lahanayı, pazıyı, kabağı hal’de mutlaka kendisi seçiyormuş; ‘Babamızın aldıkları hep en iyisi oluyor, o bu işin ustası’ demeden geçemiyorlar.

Menüde 20 den fazla çeşit var. İlk göze çarpanlar; kuru fasulye, hamsi buğulama, hamsi kuşu, hamsi pilavı, çeşit çeşit pideler, kaygana (hamsi mücver), taze fasulye (tavani), güveçte nohut, pazı diblemesi, muhlama, kara lahana sarması, rize kavurması, mısır tatlısı, irmik helvası ve niceleri. Ne seçerseniz seçin yanında mısır ekmeği.

Karalahana çorbasında; karalahana, mısır yarması, barbunya, soğan, iç yağ ve tereyağı var. İç yağa bu tür çorbalarda pek alışık olmadığımız için yadırgıyoruz. Mısır ekmeği ile servis ediliyor. Yeri gelmişken mısır ekmeğini tek başına da satın alabiliyorsunuz, öğlen 11 gibi çıkıyor. Eğer şanslıysanız mısır ekmeğini fırından yeni çıkmış halini de yakalayabilirsiniz belki, makbulü odur ne de olsa.

Fasulye kavurması ılık servis ediliyor. İstanbul’a uyarlayıp içine kırmızı biber de eklemişler. Yanında yine mısır ekmeği olmazsa olmazı.

Fırın öğlen 12 ‘de hazır oluyor, pide meraklıları bu saatten sonra akın ediyor. Sabahtan öğlene kadar ki süreçte fırın, tencere yemeklerinin pişirilmesi için ayırılıyor. Öncesinde ocakta ön hazırlığı yapılmış yemekler, fırında dinlenerek pişiriliyor.

Etleri işlenmiş almayıp, kendileri işliyorlarmış. Bu fark özellikle pidelerinde anlaşılıyor. Neredeyse tüm yemeklere, pidelere dahil, tereyağı ekleniyor. Malzemesi bol, sade ama yoğun bir tat bırakıyor ağızda. Hayır diyemeyeceğimiz türden pideler ama eğer balık için Hayvore’ye geldiyseniz, karıştırmamak lazım.

Hayvore’nin olmazsa olmazı ‘Gardiyan’ lakaplı ustası. Trabzonlu Huriye Hanım’ın elinden çıkıyor bütün bu yemekler.

Hamsi pilavı leziz, tadı kıvamında; soğan, kuş üzümü, biber, maydanoz, karabiberle tatlandırılmış.

Yağlar Hemşin’den veya Trabzon’dan,  peynir, mısır unu, kuru fasulye Trabzon’dan geliyor. Rize’den kendi bahçelerinden getirdikleri çayı servis ediyorlar.  Mekan oldukça temiz, tuvaletler gün içinde sürekli bakımlı.

Ev baklavası günde 2 kere sıcak çıkıyormuş, yakalamak büyük şans. Laz böreği (yöresel Hemşin tatlısı), fırın sütlacı mutlaka tadın. Mısır tatlısı yaparken; mısır unu, tereyağı, süt, yumurta ve fındık kullanıyor ustamız. Belki süpriz değil ama her şeyde fındık var; fındıklı irmik tatlısı, fındıklı kadayıf bunlardan bir kaçı.

İşini severek yapan bir Karadeniz esnaf lokantası Hayvore. Yolunuz düşerse denemeden geçmeyin.

Keşfe devam

Sevgiler

Gökhan GÜLER

Bir Cevap Yazın