Bir Galata Rüyası

Bir Galata Rüyası

Kimilerine göre bir bakarsın, hayat balık tutmaya benzemiş..Öyledir ya sürekli bir benzetme bir betimleme.Hepimizde bir felsefi ruh yok mudur sanki?
Sabırlı olmalısın balık tutarken, hayatı yakalamak için de. Bir bakmışın elinden kayıp gitmiş değerlerin, öylece dımdızlak kalabalirsin yaşadığın şehirde…
Yalnızsındır bir balıkçı gibi, bir kayanın üzerinde…Yakaladığında ise balığı, yenisini yakalamak adına alelacele atarsın oltanı nicelerine…
Balık denince İstanbul’da , Boğaz gelir akıllara, akıntıda ne çıkarsa bahtına..Eğer bir durağanlıksa amacın al oltanı gel Galata’ya…Yakala lüferi , levreği , çuprayı…
Lezzet kaşifleri Sonradan Gurmeler ile bir balık yiyelim hem de yerinde diyerek çevirdik rotayı Galata’ya…Otantik mekan, kültür köprüsü gibi sapasağlam duran Galata Köprüsü bize de ev sahipliği yaptı karlı giden bir İstanbul haftasonunda…
Ne keyif ama , yukarıdan doğru at oltanı yakala balıkları , hemen altındaki mekanlarda da servis et, ne istersin daha…Tabi hep oyle değil işin aslı…
Neptün Lokantası açtı kapılarını bu sefer…Galata Köprüsü’nün hemen Karaköy tarafında, Boğaz’a bakan yanında…
Mesut , mekan sahibi , Ardahanlı .O bölgede, dayılarının mekanlarından birine yönetmeye gönüllü olmuşlar 3 yıl önce ama mekan 10 yılını devirmiş Galata’da..
Hemen Karaköy’de bulunan Ziraat Bankası’nın önündeki otoparka aracı park edebilirsiniz.Sonra kısa bir mesafe ile mekana varılıyor..Ulasımı kolay esasında.
İçerisi konforlu, rahat etmemeniz mümkün değil, ferah ve tavan yüksekliğinin de iyi ayarlanması ile bunalmanız imkansızlasıyor.
Boğaz’a bakan ilk katında yerimiz alıyoruz yavas yavas.Hava soğuk olsa da içerisi yeterince sıcak.
Öyle düşünüldüğü gibi maddiyata çok önem veren yerlerden ziyade, kaliteyi öncelikli olarak benimsemiş.Hayat mektebinden gelmiş olması hemen dikkat çekiyor ve bu da işini ne kadar kaliteli yaptığını göstermesinde önem arz ediyor…
Patlıcan ezmesi ,haydari, acılı ezme,közde biber, balık ile gidecek öncelikli mezeler, yavaş yavaş masamızı donatıyor…Gerçekten yağı ve sosları iyi ayarlanmış.Ne çok nahoş ne de çok damağı yoruyor..Peşine de salatamızla mısır ekmeği olmazsa olmazlardan.
Çupra ,levrek , mezgit balık çeşitlerinde önceliklerimiz…Kimisi kültür olsa da iyi hazırlanacağa benziyor.
Mezgit porsiyon , bilinen şekli tabakta 3 5 adet olması.Ancak Marmara’daki algısı ‘’Mırlan’’ diye geçmekte…İşinn aslı ise büyükse mezgit , parçalara ayırılıp servis edilmesi.
Çupra ve levrek de gayet taze.Belki yanında yarım patates ile servis edilse çok daha şık olabilirdi.
Mutfakta, soğuk odalarda sıcaklık takibi yapılıyor ki şoklamalı deniz ürünlerinden de bulmanız kaçınılmaz..Ustaların kontrolü gayet net.
Ama servis ve hizmete önem verdiklerini sunumdan da anlaşılıyor Neptün Restaurant’ın.
Balık yendikten sonra bir de meyve tabağı ile alınan omegaya ‘’A ,B ,C’’ vitaminleri de ekleniyor peşi sıra…Soğuk havalarda bire bir.Direnç artmasına da tam destek.
Balığın ağızda bıraktığı kendi yağının ve içerdiği civanın mideyi yorma ihtimaline karşı helva yenmesi de hiç kuşkusuz çok tercih edilir..Ama sıcak helva ise kaşık kaşık yenir.
Bunu mutlaka deneyin.
Açıkçası kimimize göre Galata Köprüsü’ndeki yanlış algıyı da kırdıkları için Neptün’e teşekkürler…
Keşfe devam.

Bir Cevap Yazın