İbb Çamlıca Sosyal Tesisleri

İbb Çamlıca Sosyal Tesisleri

Yorucu bir günün ardından kendinizle baş başa kalıp, çayınızı yudumlarken uzaklara dalıp gitmek ve tarihe yolculuk ederken Dolmabahçe sarayından Ortaköy’e Topkapı’dan Galata kulesine Ayasofya’dan Sarayburnu’na kadar bütün İstanbul boğazını, akşamları ise şehrin ışıklarını ve yorgunluğunu tüm çıplaklığıyla çayınızı yudumlarken izleyebildiğiniz bir yerdir Çamlıca tepesi Sosyal tesisleri…
Yazın başka güzellikte kışın bambaşka ve yıllarca aşkların, sevgilerle paylaşıldığı ve tarihe yeniden tanıklık etmek için Çamlıca Sosyal tesislerinde toplandık bu haftasonu.
Ramazan ayı nedeniyle iftar programında buluşan Sonradan Gurmeler ekibi Çamlıca Sosyal tesislerinin, sarı sarı sinilerin etrafında, toplanmışlardı, Bakırköy’den Pendik’ten Beşiktaş’tan yeni bir lezzet keşfi için heyecanla iftarın gelmesini bekliyorlardı…
Ezan’ın okunmasıyla başlamıştı lezzete yolculuk büyük bir sessizlik içinde çorbalarını yudumlayan gurmelerimizin yüzünde tatlı bir tebessüm başlamıştı… Sebze çorbasıyla başlamıştık yemeğimize içinde havuç, brokoli, taze fasulye, taze kabak parçalarından oluşan çorba son derece özveri ve emekle hazırlandığını anlatıyordu adeta… Yanında içecek olarak sunulan narçiçeği şerbetini içerken bardağın dibinde kalan meyve özleri, biraz konsantre olduğunu andırmakta idi…
Ana yemek olarak sebzeli kebap gelmişti masamıza pilav ve patates eşliğinde servis edilmişti. Son derece Lezzetli olan yemeğin içindeki etler ağzınızda lokum gibi eriyor ve midenize hemencecik iniveriyordu.
Tatlı olarak gelen fıstıklı tel kadayıfının içinde fıstık parçacıkları ve üzerinde bütün fıstıklardan oluşan bir görsellik sunuyordu misafirlerine… Aralarında fazla kızarmış olanlar olsa da büfeden aldığımız dondurmalarla birlikte farklı bir lezzet ortaya çıkarmıştık.
Yemeklerimizin sonunda tesis yöneticisi Mustafa Bey ve Aşçı başı Mehmet bey’e aklımıza takılanları sorduktan sonra İstanbul’u seyretmek için seyir bölümünde yerimizi aldık.
Çekilen fotoğraflarla ‘ Bir tatlı huzur almaya geldik Çamlıca’ya ‘ diyerek Çamlıca tesisine ve İbb ekibine Teşekkür ederek veda ettik…
Krallar ve kraliçeler taçlarıyla süslenir bezenir ve tanınırlar. Tıpkı kral ve kraliçeler gibi şehirlerinde taçları vardır. Güzel İstanbul’umuz bu anlamda güzide bir örnektir. Nasıl mı? Eğer Boğaz İstanbul’un kolyesi ise hiç kuşku yok ki tacı da Çamlıca’dır. Yaratan her şehre bir güzellik vermiş; İstanbul’a da bu iki paha biçilmez mücevheri bahşetmiş.
Eğer Çamlıca’dan şehri seyretmediyseniz İstanbul’un güzelliğini görmüş sayılmazsınız. Yeditepe üzerine inşa edilen bu şehir değil Türkiye’nin Dünyanın gözbebeği kabul edilir. Bu şehr-i İstanbul ki nelere tanıklık etmiştir asırlar boyunca…
İşte bu yedi tepe den biri de Çamlıca Tepesidir. İstanbul’un tacı sayılan bu tepe, üzerinde taşıdığı İstanbul ile birlikte tarihe tanıklık eder adeta. Çamlıca Tepesi; gün olmuş padişahlara kollarını açmış dinlenmeleri için (2.Mahmut), gün gelmiş kent sakinlerine ev sahipliği yapmış; şairlere, müzisyenlere, ressamlara, yazarlara ilham kaynağı olmuş, hatta âşıkların en güzel mutlu dakikalarını paylaşmış asırlarca…
Bugün yeni kuşağın adlarını bilmediği, kendilerini tanımadığı göçmen kuşların göçlerinin en net ve en uzun süreli olarak gözetlenebildiği tek yer.
Keşfe devam
Ali Mendilli

Bir Cevap Yazın