Ciğerimin Köşesi – Edirne

Ciğerimin Köşesi – Edirne

#Yerimseni #yerimseniEdirne : )

Bu hafta rotamızı batıya kırıyor ve soluğu Edirne’de alıyoruz. Hususi aracınızla seyahat edebileceğiniz gibi araba kiralama fikri de bu bölge için iyi bir fikir.

Yüzyıllardır birçok tarihi olaya ev sahipliği yapmış Edirne , serhatlar şehri olarak da bilinmektedir.Ülkemizin Balkan’lara açılan kapısı olduğu gibi ,  Yunanistan’a sadece 7 km gibi bir mesafede olması da , stratejik konumunun ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Edirne , Tunca, Arda ve Meric nehirlerinin  buluştuğu düzlüğe kurulu olduğundan, şehri birbirine bağlayan birçok köprü görmeniz mümkündür.

Yüzyıllardır , Edirneli’lerin ulaşımına başrolu üstlenmiş bu köprüler, tarihte de önemli olaylara şahitlik etmişlerdir.

Osmanlı imparatorluğunun 92 yıl boyunca başkentliğini yapmış Edirne’ne denince ,  akla şüphesiz Mimar Sinan’ın ‘Ustalık eserim’’ dediği  Selimiye Camii gelir. Tüm ihtişamı ile Edirne’nin tam merkezinde olan camii , Edirne’nin adeta simgesi gibidir.

Şehrin 4 ana girişi bulunmaktadır.Bu ana girişlerden ,Selimiye Camii’ne doğru bakıldığında ,sadece 2 minare görünmesi , Mimar Sinan’ın estetiğe ne kadar önem verdiğinin en önemli özelliklerinden sayılmaktadır.

Mitolojik çağda Adrianapolis olarak adlandırılmış olan Edirne ,  ülke ekonomisinde özellikle  tarım ve hayvancılıkta alanında çok önemli bir yere sahiptir.

Yüzlerce dönüm ayçiçek tarlaları , yörede muazzam görsel şölen yaşattığı gibi ,  sofralarda da ayçiçek yağının kalitesine ve damaklarda bıraktığı hoş lezzete şahitlik etmemeniz kaçınılmazdır.

Edirne ,  misafirperverliği ve kültürel değerlerde verdiği değer ile de akıllarda yer etmiştir.

Şehre girdiğinizde ,  tarihi dokunun hala capcanlı durduğunu hemen göreceksiniz.Osmanlı eserleri yer yer kaybolmuş olsa da ,  Edirneli’lerin tarih ile iç içe yaşadığını görmek ve tarihi dokuyu korumak için özen gösterdiğini hissetmek de bir hayli güzel.

Edirne , konum itibariyle bir geçiş yeri olmakla birlikte ,  kültür ve sofra zenginliği açısından da bir köprü görevi üstlenmiştir.

Mayıs ,Haziran aylarında festivallere denk gelebilirsiniz.Bu festivaller , sadece  Edirneli’lerin değil ,  Yunan ve Bulgar halkının katılımı ile de şenlenmektedir.

Yörede , dil din ırk mezhep ayırmaksızın insanları bir araya getiren festivallere en güzel örnek ,  şüphesiz Geleneksel Bando ve Ciğer Festivali söylenebilir.

Edirne sofrası denince akıllara ilk gelen tabiki Yaprak ciğer olacaktır. Hafsa ve Osmanlı ilçelerinin sucuğu da bir hayli lezzetlidir.Yöreye ün katan kasap etinden hazırlanmış dolgun sucuklar ,  Edirne sofraların bir diğer altın ürünlerindendir.

Özellikle ciğerden bahsetmek gerekirse ; Muazzam geniş ovaları ve verimli topraklarında yetişen hayvanların etlerinden hazırlanan yemekler gayet lezzetli olduğu gibi , büyük uğraşlar sonrası hazırlanan ciğer tava da  sofranın değişilmez lezzetleri haline gelmiş.

Ülkemizin birçok yerinde Edirne Ciğeri servis eden lokanta veya restaurant bulmanız mümkündür.Bu mekanlara ışık tutan da hiç şüphesiz Edirneli ustaların yaratıcılık ve el becerisi olduğunu belirtmek gerekir.

Edirne ciğeri ,  diğer ciğerlere benzemez.Ne mezelik arnavut ciğeri gibi olur ne de soslu  yaprak ciğer gibi sunulur.Bu lezzetin temel kaynağı ,  tamamen Edirneli olmaktır.Edirne havası solumuş olmak , koklamak ,sokaklarında yürümek ve tabiki Edirne lezzetleri ile büyümüş olmak gerekir.

Edirne ciğerini lezzetli kılan en önemli özellik ise, Trakya’nın verimli otlak alanlarında yetişen semiz danaların ciğerlerinden yapılması ve tabii ki ciğerin de olabildiğince günlük olmasından kaynaklanmaktadır.

Edirne’de , ciğer tava servis eden mekanlarda hayat sabah saat 5.00’te ciğeri ince ince doğrayarak başlar.Ciğerin zarı ve siniri temizlendikten sonra ,  ince ince kesilir. Sonrasında tavada kızartılmak için hazır hale getirilir.

Edirne tava ciğerinin hazırlanışında genellikle ayçiçek yağı kullanılıyor olsa da ,  fındık yağı tercih eden yerler de bulmanız mümkündür.

Fındık yağının lezzet kattığı tadın farkını , damakta hemen farkedeceksiniz.

İşin doğası gereği , tavada kızarmış ciğer , mutlaka soğan ve kurutulmuş biber ile yenmelidir.Acılı ve acısız biber ile sunulan tava ciğerin yanında , yörenin sütünden hazırlanmış yoğurt ile kıvamlı bir cacık hiç fena olmaz..

Edirne, Türk kültürünün Batıya açılan yüzü gibidir.Uzak olsa da bir o kadar  da yakınınızda.

Edirne’ye ulaşım için hususi araç ve otobüs seferleri var. Anadolu’dan gelenler için de, İstanbul Atatürk Havalimanı araç kiralama firmaları çok seçenek sunuyor. Atatürk havalimanı’ndan Edirne’ye birkaç saatlik keyifli bir rota üzerinden gidilebilir.

Size lezzetlerini sunmak  ve misafir etmek için bekliyor.

Bizden söylemesi.

Afiyetle ,

Keşfe devam.

Tava ciğerin hazırlanışı;

Malzemeler;

  • 1 Adet Dana ciğeri
  • Yeteri miktarda un
  • 1 Lt. Ayçiçek yağı
  • 4-5 adet kurutulmuş kırmızı sivri biber
  • Yeteri kadar tuz
  • 2 baş soğan

Ciğer  ince ince kesilir. Sonrasında una bulanır. Tavada bolca yağ kızdırılır. Kızgın yağa bırakılan yaprak ciğer 2-3 dakika kadar pişirilir. Daha sonra süzülerek alınan ciğer yemeye hazırdır. Sivri kırmızı biber ve soğan ile servis edilir. Sivri kırmızı biber ciğerden sonra aynı yağda kızartılır.

IMG_1943 IMG_7435 IMG_7460 IMG_7466 (1)

Bir Cevap Yazın